giris

Kuruluş ve Amaçlar

Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyada yer alan Türkiye, binlerce yıllık tarihi geçmişiyle her dönemde kültürlerin buluşma noktası olmuştur. Ülkemizin tarihi ve tarih öncesi çağlarıyla ilgili güçlü bir kültür envanterine sahip olunmasına karşın, Türkiye’nin sualtındaki kültürel zenginliklerinin araştırılmasına yönelik kazı ve araştırmalar henüz istenilen düzeye gelememiştir. Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM), bu konudaki boşluğu doldurup, ulusal politikalar oluşturulmasına da katkıda bulunabilmek amacıyla 2006 yılında kurulmuştur. ANKÜSAM, arkeolojik kazı ve araştırmalar yardımı ile deniz ve denizcilikle bağlantılı kültürlerin incelenmesini amaçlamaktadır. Disiplinlerarası bir perspektifle gerçekleştirilen çalışmalarda, sahilde ve iç kesimlerde yer alan antik yerleşimlerde kazı ve araştırmalar yapılarak denizle bağlantılı kültürel yapının ortaya konması ve ulusal çapta sualtı kültür envanterinin oluşturulmasına katkıda bulunmak ana hedefler olarak belirlenmiştir. Tarihsel süreç içerisinde değişim göstererek arkeolojik kalıntıların araştırılmasında önemli bir rol oynayan antik kıyı çizgilerinin tespit edilmesi de merkezin öncelikli çalışmalarından biridir.

DCIM100GOPRO

Özel donanım ve eğitim gerektiren sualtı kazı ve araştırmalarının devamlılığını sağlamak için merkez bünyesinde uzman eleman yetiştirmek amacıyla eğitim programları hazırlanmaktadır. Bilimsel yayınlar yapmak ve denizle bağlantılı deneysel arkeoloji projelerine destek olmak da merkezin diğer öncelikli hedefleri arasındadır. ANKÜSAM’ın kurucu müdürü Prof. Dr. Hayat ERKANAL’ın, Ankara Üniversitesi adına 1992 yılından beri yürüttüğü İzmir Bölgesi Kazı ve Araştırmalar Projesi (IRERP) kapsamında gerçekleştirilen Liman Tepe kara ve sualtı kazıları, merkezin kuruluşunda temel teşkil etmektedir. ANKÜSAM’ın merkez yerleşkesi, İzmir İli Urla ilçesinde, Urla Belediyesi tarafından Üniversitemize tahsis edilen yaklaşık on dönümlük bir alanda yer almaktadır. Bu alan üzerinde 2015 yılında, Vehbi Koç Vakfı’nın değerli destekleriyle inşaatı tamamlanan yeni yerleşkenin ismi Ankara Üniversitesi Mustafa V. Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma merkezi olarak adlandırılmıştır.

NZMI0889

 

Liman Tepe Kara ve Sualtı Kazıları

Fig 2

Liman Tepe kara kazıları, 1992 yılından bu yana, Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayat Erkanal’ın başkanlığında yürütülmektedir. 2000 yılında Ankara Üniversitesi ve İsrail Haifa Üniversitesi arasındaki bilimsel iş birliği ile başlatılan Liman Tepe sualtı kazıları, Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezinin 2006 yılında kurulmasından sonra, merkez koordinatörlüğünde yürütülmeye başlanmıştır. Akdeniz’in bilinen en eski liman tesislerinin açığa çıkarılması öngörüsüyle başlayan Liman Tepe sualtı kazılarında, sualtında kalan mimari kalıntıların M.Ö. 6. ve 4. yüzyıllarda kullanılan limanın mendirek yapısı olduğu anlaşılmıştır. Liman Tepe sualtı kazı projesindeki en önemli hedeflerden birisi, bu önemli yerleşmenin Tunç Çağı limanının tespit edilmesidir ANKÜSAM’ın Kanada McMaster Üniversitesiyle ortaklaşa gerçekleştirdiği araştırmalarda, bölgenin denizaltı haritası çıkarılmakta ve deniz tabanının altında kalan kültür kalıntıları tespit edilmektedir. Gerçekleştirilen sondajlarla tarihsel süreç içerisinde kıyı şeridinde meydana gelen değişimler ortaya konmaktadır.ANKÜSAM koordinatörlüğünde yürütülen bir diğer kıyı yerleşimi kazısı ise Çeşme – Bağlararasıdır. Modern Çeşme limanı ile aynı konumda yer alan yaklaşık dört bin yıllık bu liman kenti, Çeşme’nin en erken limanıdır. Çeşme – Bağlararası, Batı Anadolu sahil kesiminin Doğu Ege Adaları, Kiklad Adaları, Girit Adası ve Kıta Yunanistan’la olan kültürel ilişkilerinin binlerce yıl geriye gittiğini ortaya koymaktadır.

Liman Tepe Jeomorfoloji Çalışmaları

bathymetricmap

 ANKÜSAM’ın Kanada McMaster Üniversitesiyle ortaklaşa gerçekleştirdiği araştırmalarda, bölgenin denizaltı haritası çıkarılmakta ve deniz tabanının altında kalan kültür kalıntıları tespit edilmektedir. Gerçekleştirilen sondajlarla tarihsel süreç içerisinde kıyı şeridinde meydana gelen değişimler ortaya konmaktadır.

Çeşme-Bağlararası Kazıları

cesme4

ANKÜSAM koordinatörlüğünde Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu başkanlığında yürütülen bir diğer kıyı yerleşimi kazısı ise Çeşme – Bağlararasıdır. Modern Çeşme limanı ile aynı konumda yer alan yaklaşık dört bin yıllık bu liman kenti, Çeşme’nin en erken limanıdır. Çeşme – Bağlararası, Batı Anadolu sahil kesiminin Doğu Ege Adaları, Kiklad Adaları, Girit Adası ve Kıta Yunanistan’la olan kültürel ilişkilerinin binlerce yıl geriye gittiğini ortaya koymaktadır.

Erythrai Kazıları

ert5

2003 yılında survey olarak başlatılan Çeşme – Erythrai Projesi, 2007 yılından itibaren Doç. Dr. Ayşe Gül Akalın başkanlığında “II. Nesil Ankara Üniversitesi Erythrai Kazısı” olarak devam etmektedir. Özellikle M.Ö. 8-2 yy’lar arasında İonia’daki sosyal politik değişimlerde merkezi roller üstlenmiş olan bu önemli liman kentinin bir bölümü, günümüzde Ege denizi altında yatmaktadır. ANKÜSAM tarafından 2005 yılında bu kıyı şeridinde gerçekleştirilen ön tespit niteliğindeki dalış ve çalışmalar 2009 sezonundan itibaren Erythrai projesi kapsamında sualtı survey ve belgeleme çalışmalarına da başlanmıştır.

Deneysel Arkeoloji Çalışmaları

kiklad

Denizcilik tarihi ve tekniklerini daha iyi anlamak üzerine yürütülen çeşitli deneysel arkeoloji çalışmaları, ANKÜSAM ile 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği’nin ortaklaşa çalışmaları ile gerçekleştirilmektedir.

Deneysel arkeoloji çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirilen son çalışma “Kiklad Tekneleri Canlandırma Projesidir”. Bu proje, Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenmiştir.

ANKÜ – Araştırma Teknesi

Ankara Üniversitesi’nin ilk araştırma teknesi olan ANKÜ, 2016 yılı sonlarında Urla’da denize indirilmiştir. Üç ay süren yoğun bir yenilenme faaliyetinin ardından, Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen proje (Proje No: 15A759003) kapsamında yenilenen ve kullanıma hazır hale gelen ANKÜ, 2017 yılında bölgede gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere hazır hale getirilmiştir.